GELECEĞİ YAZANLAR BLOG

Yeni Blog Yaz

Yapay Zeka Hayatımızı Nasıl Etkiliyor?

Geleceği Yazanlar Ekibi - 04 Temmuz 2019

Yapay Zeka, son yılların yükselen trendi olarak göze çarpıyor. Televizyonlarda, gazetelerde ve çeşitli internet sitelerinde sıkça rastladığımız bu terimi oldukça benimsedik. Fakat asıl soru şu: Yapay Zekanın hayatımıza ne kadar etki ettiğinin farkında mıyız?

Sosyal Medya üzerinden arkadaşlarımıza emojilerle seslendiğimiz, sesli asistanlar aracılığıyla siparişler verdiğimiz, algoritmalar ile bütünleştiğimiz bir dünyada yaşıyoruz. Teknolojinin getirdiği kolaylıkları o kadar kanıksadık ki temelde yatan sistemleri göz ardı eder hale geldik. Bu sitemlerden biri de kuşkusuz Yapay Zeka.

Yapay Zeka kavramının tarihi kronolojik olarak incelendiğinde, Alan Turing başlangıç noktası olarak karşımıza çıkar. Turing, henüz Yapay Zeka kavramı ortada yokken “Makineler düşünebilir mi?” sorusu üzerine yoğunlaşmıştı. Aslında Turing, ampirik kanıtlara olan ihtiyacı iyi bir şekilde kavramıştı. Bir makinenin düşünmeye yetkin olup olmadığını belirlemek için ortaya konulan ve bir taklit oyununun uyarlaması olan ¨Turing Testi¨ de bunun en güzel kanıtıydı. Turing testinin amacı, bir makinenin düşünebildiğini gösterebilmenin mantıksal olarak mümkün olup olmadığını ortaya koymaktı.

Alan Turing kendisinden sonra gelen nesli önemli ölçüde etkiledi. Elmayı ısırarak hayatına son vermesinin dünyaca ünlü bir markaya ilham kaynağı olduğu da rivayetler arasındadır. 

Bugün hayatımızda önemli bir yeri bulunan Yapay Zeka, aslında bir tatil projesi olarak ortaya çıktı. Dartmouth profesörü John McCarthy, 1956 yazında bu terimi ilk olarak dile getiren isim oldu. Bir grup araştırmacı ile birlikte ¨Makinaları dil mantığı ile nasıl kullanabiliriz?¨ fikri üzerine yoğunlaşan McCarthy, makinaların önemini o yıllarda kavramıştı. Bu çalıştay beklenilen amaca ulaşmasa da akıllı makinelerin hayalini kuranlar için bir çıkış noktası olarak kabul edildi.

Erken dönemdeki çalışmalar genellikle matematik ve mantıktaki oldukça soyut problemleri çözmeye odaklandı. Fakat gün geçtikçe gelişen bu sistem, geleceği değiştirmeye aday bir proje olarak öne çıktı. 1950'lerin sonunda Arthur Samuel dama oynamayı öğrenen programlar yarattı. 1967'ye gelindiğinde ise Dendral adlı bir program, kimyagerlerin kimyasal numunelerin yapımı üzerine kütle-spektrometri verilerini yorumlama şeklini kopyalayabildiğini gösterdi.

Yapay Zeka alanı geliştikçe daha akıllı makineler yapmak için farklı stratejiler de uygulandı. Bazı araştırmacılar, insan bilgisini koda aktarmayı denedi. Tüm bunlar yaşanırken Yapay Zekayı bir adım ileri taşıyan gelişme ise Derin Öğrenme (Deep Learning) oldu. Derin Öğrenme, günümüzde yaşanan Yapay Zeka patlamasının kaynak noktası olarak ortaya çıktı. Bu teknik, verilerin matematik ağlarından geçirilmesini içeriyordu. Pek çok farklı etken ile gelişen Yapay Zeka, son on yılda önemli bir atılım gerçekleştirdi ve çığır açan bir sistem haline geldi.

Yapay Zekanın yaşadığı bu evrimde dünya devi firmaların önemli bir payı var. Bu gibi şirketlerin Yapay Zeka alanına yaptığı yatırımlar, gelişime ivme kazandırdı. Bu noktaya kadar Yapay Zekanın ortaya çıkışına değindik. Şimdi ise günlük hayatımızda kapladığı yere bir göz atalım.

Günümüzde geldiğimiz noktada her birimiz bir akıllı telefon kullanıcısıyız. Bu akıllı telefonlarda kullandığımız kişisel asistanlar da Yapay Zekanın güzel bir örneği. Kişisel asistanlar günlük rutinlerimiz hakkında oldukça fazla bilgiye sahipler. Bu veriler Yapay Zeka desteği ile işleniyor ve karşımıza çeşitli öneriler olarak çıkıyor. Ses temelli kişisel asistanların popülaritesi nedeniyle, lambalardan, televizyonlara, arabalardan konsol oyunlarına kadar geniş bir cihaz yelpazesinde gömülü olan Yapay Zeka teknolojisi, neredeyse hayatımızın her alanına girmiş durumda.

Hava durumunu doğru bir şekilde tahmin etmek, özellikle büyük miktarda veri söz konusu olduğunda zorlu bir süreç haline geliyor. Geliştirilmekte olan Yapay Zeka yazılımları sayesinde bu süreç oldukça kolay bir hal alıyor ve uzmanlar bu sitem sayesinde daha isabetli tahminler gerçekleştirebiliyor.

Geleceğe yönelik öngörülerde bulunan sanat eserlerinin birçoğunda ev robotlarından bahsedilir. Günümüzde ise bu hayaller gerçeğe dönüşmüş durumda. Günlük yaşantımızda yer alan akıllı robotlar sadece oturma odamızı temizlemek ve bulaşıklarımızı yıkamakla kalmıyor, aynı zamanda mobilya montajı veya çocuklar ve evcil hayvanların bakımı gibi işleri de üstleniyor.

Dijital dünyanın neredeyse her alanında Yapay Zeka etkilerini görmek mümkün. Google, mail kutunuza gelen maillerin orijinal olduğunu belirlemek adına Yapay Zekadan faydalanıyor. Kullandığı filtrelerle bunu gerçekleştiren Google, Yapay Zeka destekli filtrelemenin spamların engellenmesi konusunda önemli bir etkisi olduğunu savunuyor. Google’ın bu teknolojiyi kullandığı bir başka özellik ise arama öngörüleri. Google’da bir arama yapmak için arama çubuğuna birkaç harf yazdığınızda karşınıza pek çok öneri çıkıyor ve muhtemelen bu önerilerden biri sizin aradığınız içeriğe karşılık geliyor. Google’ın bu özelliği de Yapay Zeka temeline dayanıyor.

Hem maillerde hem de mesajlaşma uygulamalarında kullandığımız ¨otomatik cevaplama¨ sistemi de Yapay Zekanın güzel bir örneği. Bu özellik sayesinde manuel olarak bir cevap vermek yerine tek tuşla cevaplandırma yapabiliyoruz. Yapay Zekanın boy gösterdiği diğer bir alan ise sosyal medya. LinkedIn, işveren ve çalışan eşleştirmelerinde en iyi sonucu alabilmek adına bu sistemden faydalanıyor.

Yapay Zeka tüm bunların yanında madencilik, yangınla mücadele ve radyoaktif maddelerin kullanımı gibi insanlar için çok tehlikeli olan görevlerde de aktif bir şekilde kullanılıyor. Görüldüğü üzere Yapay Zeka baktığımız her yerde, yaptığımız her işte karşımıza çıkıyor. Teknolojinin baş döndürücü bir hızda geliştiği günümüzde, geleceğe dair öngörülerde bulunmak da zorlaşıyor. Fakat Yapay Zekanın geleceğe yönelik teknolojilerle entegre olarak hayatımızı etkileyeceğini söylemek mümkün.

 

 

2 Cevap

Tuna Tuğra

29 Ağustos 2019

Yapay zeka hayatımızı olumlu etkilediği gibi olumsuz da etkileyebiliyor. Bi diğer konularınızda da siber güvenlik ile ilgili çok önemli bilgilere değinmiştiniz. Günümüzde gözle görülür şekilde internet dünyasını tehdt eden black hat seo işlemleri bunun en büyük kanıtı. Yapay zeka ve kodlama bilgileri ile her türlü bilgiye erişip spam denen içeriklerle hayatımızı meşgul etmekle kalmayıp bilgilerimizin çalınması ile de karşı karşıyayız. En büyük kanıtı da facebook. Geçtiğimiz yıl facebook şirketi Amerikan senatosu tarafından kişisel bilgileri korumama ve üstüne bu bilgileri pazarlama şirketleri ile paylaşmakla suçlanmış, kurucusu Mark Zuckerbeg'te senatoya ifade vermişti.Bakalım teknoloji ile birlikte gelişen ve gelişmeye de devam edecek olan yapay zeka ile ilgili gelişmelerde bizleri daha neler bekliyor hep birlikte göreceğiz.

Egealsat

Walter smith

05 Eylül 2019

Should we genuinely be concerned about the rate of progression of artificial intelligence and automation?

write my assignment online

 

 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.